ARDAHAN’DA 15 YILLIK DÖNEM SONA ERDİ: ŞİMDİ HİZMET ZAMANI!
Mehmet Avşar | Gazeteci-Yazar
Ardahan’da Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir dönem sona erdi. Yaklaşık 15 yıldır başkanlık görevini yürüten Çetin Demirci, bugün yapılan seçimde iş insanı Sebahattin Gündoğdu karşısında seçimi kaybetti. Sandıktan çıkan sonuç, yalnızca bir başkan değişikliğinin değil, aynı zamanda Ardahan iş dünyasının yeni bir dönem beklentisinin de işareti olarak okunmalı.
Çünkü Ardahan’ın artık kaybedecek zamanı yok!
Yıllardır ekonomik kalkınma, ticaret, yatırım ve istihdam konusunda beklenen atılımların yeterince gerçekleşmediği yönünde ciddi eleştiriler var. Şehrin potansiyeli ile ortaya koyduğu ekonomik tablo arasındaki uçurum, Ardahanlıların geleceğe dair umutlarını da zorluyor. Birçok insanın zihninde aynı soru var: Bu şehir sahip olduğu imkânlara rağmen neden hak ettiği noktaya ulaşamıyor?
Bugün sandıktan çıkan sonuç, bu sorunun yeniden ve daha güçlü biçimde sorulmasına vesile oldu.
Bir koltuk değil, bir sorumluluk el değiştirdi
Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı, yalnızca bir makam değildir. Bu görev; esnafın, tüccarın, sanayicinin, yatırımcının ve işçinin geleceği için sorumluluk üstlenmek demektir. Bir şehrin ekonomik sorunlarını gündeme taşımak, yeni yatırımcıların önünü açmak, istihdam alanları oluşturmak ve yerel işletmelerin büyümesine katkı sunmak, bu makamın temel görevleri arasındadır.
Elbette bir başkanın görev süresini yalnızca eleştirilerle değerlendirmek doğru değildir. Ancak 15 yıl gibi uzun bir sürenin ardından dönüp Ardahan’ın ekonomik gelişimine baktığımızda, cevap bekleyen pek çok soru karşımıza çıkıyor.
Ardahan neden hâlâ ticaret hacmini yeterince büyütemiyor? Neden sınır ticaretinden beklenen faydayı sağlayamıyor? Neden gençlerimize ve iş arayan vatandaşlarımıza daha fazla istihdam imkânı sunulamıyor?
Bir şehirde yıllar geçiyor, yönetimler görev yapıyor, seçimler gerçekleşiyor. Fakat vatandaşın sofrasına, esnafın dükkânına ve işçinin cebine yansıyan bir gelişme yoksa, değişim talebinin ortaya çıkması kaçınılmazdır.
Benim yıllardır savunduğum gerçek şudur: Hizmet üretmeyen, şehrin ekonomik sorunlarına çözüm getiremeyen hiçbir yönetim, bulunduğu koltuğu sonsuza kadar koruyamaz.
Çetin Demirci'nin seçim yenilgisi de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu sonuç, Ardahan'ın geleceğine ilişkin beklentilerin ve değişim arzusunun bir yansımasıdır.
İki sınır kapısı var, peki ticaret nerede?
Ardahan'ın önündeki en büyük fırsatlardan biri, Gürcistan üzerinden Kafkasya'ya açılan stratejik konumudur. Türkgözü ve Aktaş sınır kapıları, yalnızca ülkemizin sınır güvenliği açısından değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve uluslararası ticaret bakımından da büyük önem taşıyor.
Peki, bu imkânı ne kadar değerlendirebiliyoruz?
Ardahanlı esnafın Gürcistan ve diğer Kafkasya ülkeleriyle ticaretini geliştirmesi, yerel ürünlerin yeni pazarlara ulaşması ve sınır ticaretinin şehir ekonomisine daha fazla katkı sunması gerekmez mi?
Elbette gerekir!
Ancak bunun için yalnızca sınır kapılarının açık olması yeterli değildir. Ticaretin önündeki engellerin tespit edilmesi, firmaların ihracata hazırlanması, lojistik imkânların geliştirilmesi, gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması ve iş insanlarının karşılıklı ticari ilişkiler kurması gerekir.
Ardahan'ın kendi sınırlarının ötesindeki ekonomik fırsatlarla bütünleşmesi şarttır. Şehrimiz, Kafkasya ile Türkiye arasında ticari bir köprü hâline gelebilir. Bunun için yerel yönetimlerden Ticaret ve Sanayi Odasına, ilgili kamu kurumlarından özel sektöre kadar herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor.
Düşünün; Ardahan'ın yerel ürünleri, hayvancılık potansiyeli, süt ve et ürünleri, balı ve diğer tarımsal değerleri var. Bu ürünleri işleyip markalaştırarak daha geniş pazarlara ulaştırmak mümkün. Ancak bunun için plan, proje, girişimcilik ve kararlı bir çalışma gerekiyor.
Ardahan'ın iki sınır kapısı bulunması bir avantajdır; asıl başarı, bu avantajı iş imkânına, yatırıma ve vatandaşın gelirine dönüştürebilmektir.
Ardahan esnafı artık beklemek istemiyor
Ardahan'da ticaretin büyümesi, yalnızca iş insanlarının kazanç sağlaması anlamına gelmez. Ticaret gelişirse yeni işletmeler açılır, mevcut işletmeler büyür, gençler iş bulur ve şehirdeki ekonomik hareketlilik artar.
Bir iş yerinin açılması, bir ailenin geçim kapısının açılması demektir. Bir yatırımın hayata geçirilmesi, gençlerin başka şehirlere gitmek zorunda kalmaması için yeni bir umut demektir.
Bu nedenle Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, esnafın sorunlarını dinlemekle yetinmemeli; bu sorunların çözümü için somut projeler geliştirmeli, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmalı ve sonuç alana kadar takipçi olmalıdır.
Ardahan'ın ihtiyacı, yalnızca toplantılar ve temenniler değildir. Şehrin ihtiyacı; yatırım, üretim, pazarlama, ihracat ve istihdamdır.
Artık Ardahan'ın ekonomik potansiyelini konuşmanın ötesine geçip bunu hayata geçirme zamanıdır.
Sebahattin Gündoğdu'ya büyük sorumluluk düşüyor
Bugün yapılan seçimde ipi göğüsleyen iş insanı Sebahattin Gündoğdu ve ekibini tebrik ediyorum.
Seçim öncesinde kendilerine verdiğim desteği, ortaya koyacakları çalışmalar ve hizmet anlayışları doğrultusunda sürdürmeye hazırım. Bu desteğin temelinde kişisel beklentiler değil, Ardahan'ın gelişmesi ve halkımızın refahının artması düşüncesi vardır.
Ancak yeni yönetimin önünde kolay bir görev bulunmuyor. Yıllardır biriken sorunlar, ekonomik sıkıntılar ve karşılanmayı bekleyen beklentiler, ciddi bir çalışma gerektiriyor.
Sebahattin Gündoğdu ve ekibinden beklentimiz açıktır:
Ardahan'ın sınır ticaretini geliştirmek için somut projeler hazırlamak.
Yerel esnafın Gürcistan ve Kafkasya pazarlarına açılmasına destek olmak.
Yeni yatırımcıları şehre kazandırmak.
Gençler ve iş arayan vatandaşlar için istihdam imkânlarının artırılmasına öncülük etmek.
Ardahan'ın hayvancılık, tarım, süt ürünleri ve bal gibi değerlerini ekonomik kazanca dönüştürmek.
Ticaret ve Sanayi Odasını üyelerinin sorunlarına çözüm üreten, sonuç odaklı bir kuruma dönüştürmek.
Bu hedefler gerçekleştirilebilirse yalnızca Ticaret ve Sanayi Odası değil, bütün Ardahan kazanacaktır.
“Kazanan Ardahan” dediniz, şimdi bunu gösterme zamanı!
Seçim sonuçları açıklandığında Sebahattin Gündoğdu ile yaptığım ilk canlı yayın röportajında kendisine yönelttiğim sorulara karşılık, kazananın Ardahan olduğunu söyledi. Örnek bir seçim gerçekleştirdiklerini, kardeşliğin kazandığını ve bundan sonra gece gündüz demeden Ardahan için çalışacaklarını ifade etti.
Bu sözler önemli. Çünkü seçimler gelir geçer, başkanlar değişir; fakat bir şehirde yaşayan insanların ortak geleceği kalır.
Şimdi kendisine ve ekibine düşen görev, seçim döneminde verilen sözleri hizmete dönüştürmektir. Seçimde kazananın Ardahan olduğunu söylediniz. Öyleyse şimdi bu sözün gereğini yerine getirme zamanıdır.
Ardahan'ın ekonomik sorunları bir günde çözülmeyecek. Ancak doğru hedefler belirlenir, kurumlar arasında güçlü bir iş birliği kurulur ve projeler kararlılıkla uygulanırsa değişim mümkündür.
Ben, gazeteci olarak yapılan doğru işleri desteklemeye, eksikleri dile getirmeye ve Ardahan'ın menfaatini savunmaya devam edeceğim. Desteğimizin ölçüsü makamlar değil, memlekete kazandırılan hizmetler olacaktır.
Ardahan makus talihini yenebilir mi?
Evet, yenebilir!
Fakat bunun için önce yıllardır süregelen alışkanlıkların değişmesi gerekiyor. Ardahan'ı yalnızca Türkiye'nin en doğusundaki bir sınır şehri olarak görmekten vazgeçmeliyiz. Bu şehri, Kafkasya'ya açılan bir ticaret kapısı, güçlü bir hayvancılık merkezi, üretim ve yatırım alanı olarak değerlendirmeliyiz.
Ardahan'ın gelişmesi yalnızca bir kurumun veya bir başkanın başarısına bağlı değildir. Kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar ortak bir hedef etrafında buluşmalıdır.
Fakat bu ortaklığın kurulmasında Ticaret ve Sanayi Odası gibi kurumlara öncü bir rol düşmektedir.
Bugün Çetin Demirci dönemi sona erdi. Sandık tercihini yaptı. Şimdi geçmişin tartışmalarını geride bırakıp geleceğe bakmak gerekiyor. Ancak geçmişten ders çıkarmadan da geleceği inşa edemeyiz.
Ardahanlı artık söz değil, sonuç görmek istiyor. Esnafı işinin büyümesini, gençleri iş bulmayı, üreticisi ürününü değerinde satmayı, iş insanı yatırım yapmayı bekliyor.
Sebahattin Gündoğdu ve ekibi bu beklentileri karşılayabilirse yalnızca kendilerine oy verenlerin değil, bütün Ardahan'ın takdirini kazanacaktır.
Dileğimiz, yeni dönemin Ardahan için gerçek bir dönüm noktası olmasıdır.
Ardahan artık kaybedilen yılları telafi etmeli, sınırlarının sunduğu fırsatları değerlendirmeli ve Türkiye'nin ekonomik açıdan gelişen illeri arasında hak ettiği yeri almalıdır.
Ardahan'ımıza hayırlı olsun.
Şimdi sıra hizmette!
Mehmet Avşar
Gazeteci – Yazar