Ardahan’da Siyasetin Konforu, Vatandaşın Esareti
Mehmet Avşar/ Gazeteci- Yazar
Demokrasilerde iktidar ve muhalefet ilişkisi, bir denge-denetleme mekanizması üzerine kuruludur. Halk, muhalefete iktidarı denetleme, iktidara ise şehre hizmet getirme görevi verir. Ancak Ardahan’daki siyasi tabloya dışarıdan bakan biri, tarafların farklı partilere mensup olduğuna inanmakta güçlük çeker.
Sosyal medyada karşımıza çıkan "nezaket" dolu paylaşımlar, ilk bakışta medeni bir siyasi iklim gibi görünse de ardında derin bir sessizlik sözleşmesini mi barındırıyor? Dünyanın hiçbir yerinde halkın sorunları dağ gibi birikmişken, muhalefet ve iktidar seçilmişlerinin birbirini bu denli konforlu bir dille övmesi olağan karşılanamaz. Siyasetçilerin kişisel dostlukları veya ortak paydaları olabilir; ancak unuttukları bir şey var: Bu halk size birbirinizi ağırlamanız için değil, kentin haklarını savunmanız ve birbirinizi denetlemeniz için yetki verdi.
Soruyoruz: Ardahan’da her şey bu kadar kusursuz mu ki siz birbirinize methiyeler düzüyorsunuz?
Altyapı Çöktü, Esnaf ve Vatandaş Kaderine Terkedildi
Ardahan kent merkezinde esnaf ve vatandaş, yerel yönetimin vurdumduymaz anlayışıyla baş başa bırakılmış durumda. Şehir içi yollar köstebek yuvasına dönmüş, çöpler toplatılmadığı için mahalleler mikrop yuvası haline gelmiş vaziyette. Öyle ki, temizlik ve bakım çalışmaları artık çaresiz kalan gönüllü vatandaşlar tarafından imece usulüyle yapılıyor.
Suların ardı arkası kesilmeyen kesintileri ve kanalizasyon sisteminin rezaleti ortadayken, Sayın Kaan Koç’a sormak gerekmiyor mu: Siz bu ilin iktidar milletvekili değil misiniz? Neden bu feryatlara karşı tek bir kelime dahi etmiyorsunuz? Belediye başkanı milletvekilini övüyor, milletvekili belediye başkanına teşekkür ediyor. Peki, bu denklemin ortasında kalan Ardahanlının hakkını kim savunacak?
"Sözümüzde Durduk" Müjdesi ve Hastanedeki Protokol Fiyaskosu
Yıllardır Ardahan’ın en büyük eksikliklerinden biri olan Anjiyo ve Kemoterapi Ünitesi, bilindiği üzere eski milletvekili Orhan Atalay döneminde gündeme getirilmiş ve altyapı çalışmaları o dönem başlatılmıştı. Projeyi tamamlamak bugüne nasip oldu. Ancak mevcut Milletvekili Kaan Koç’un, bu yatırımı adeta sıfırdan kendi tek başına başarmış gibi sosyal medyada "Sözümüzde Durduk!" sloganıyla pazarlaması bir yana, açılış günü yaşanan skandal kentin yönetim vizyonunu gözler önüne serdi.
Günlerdir büyük bir başarı hikayesi gibi sunulan ünitenin açılış töreninde, devletin zirvesi kelimenin tam anlamıyla asansörde mahsur kaldı. Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, Milletvekili Kaan Koç, eski Milletvekili Orhan Atalay, AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın ve STK temsilcileri, açılış alanına çıkmak isterken hastane asansörünün kat arasında kalmasıyla yaklaşık 20 dakika boyunca mahsur kaldılar. Teknik personelin müdahalesiyle kurtarılan protokol üyelerinin yüzündeki gerginlik ve bitkinlik, aslında şehirdeki yönetim zaafiyetinin bir aynasıydı.
Bu Bir Rastlantı Değil, Liyakatsizliğin Sonucudur
Yaşanan bu olay, basit bir "teknik arıza" denilerek geçiştirilemez. Uzun süredir arızalı olduğu bilinen ve hastane yönetiminin kulak tıkadığı bu asansör, sağlık altyapısındaki çürümüşlüğün sadece küçük bir örneğidir. Sağlık müdürlüğü ve hastane kadrolarının liyakat esasına göre değil, siyasi yakınlıklara ve ahbap-çavuş ilişkilerine göre doldurulmasının faturası, bu kez bizzat o kadroları oraya getiren siyasilere kesilmiştir.
Şimdi sormak gerek: O asansörün içinde protokol değil de ameliyata yetişmesi gereken acil bir hasta veya bir hamile kadın olsaydı ne olacaktı? Bunun hesabını kim verecekti?
Daha bir hastanenin asansör problemini çözmekten aciz bir yönetim kadrosu inşa edenler, Ardahan’ın kronikleşmiş devasa sorunlarını nasıl çözecek?
Geçtiğimiz günlerde halkın nabzını tutarak "Ardahanlı seçmen eski vekil Orhan Atalay’ı arar oldu" diye yazdığımızda, telefonlarımız susmadı. Okurlarımızdan yüzlerce tebrik ve destek mesajı aldık. Vatandaşlar, "Duygularımıza tercüman oldunuz" dediler.
Bugün yaşanan asansör fiyaskosu, ne yazık ki bizi bir kez daha haklı çıkardı. Keşke haklı çıkmasaydık; keşke bu kadim kentin valisi ve protokolü o asansörde o panik ve çileyi yaşamasaydı. Ancak görünen köy kılavuz istemiyor: Ardahan, liyakatsiz kadroların ve "al gülüm ver gülüm" siyasetinin gölgesinde hak ettiği hizmetten mahrum bırakılmaya devam ediyor.