Fotoğrafı
11:50, 01.12.2016

BESİCİLERDE DÖVİZE TEPKİ

DOĞU GÜNEŞİ HIZIYLA ARDAHAN HABERLERİ

Ardahan'a Deniz Gelir mi? Dün Ardahan'da düzenlenen Ak parti mitinginde başbakan Binali Yıldırım çok önemli bir müjde verdi. "Sahara Tüneli ihalesi yapılacak." Dedi. Bu önemli proje hayata geçtiğinde neler olacak neler? Bir kere doğu - Batı gelişmişlik farkı ortada kalkacak. Ardahan'ın Karadeniz'e Kıyısı olacak. Yani yaklaşık 2 saat gibi kısa bir sürede Hopa sahilerinde ailenle güzel bir akşam yemeği yiyip, evine geri dönebileceksin. Tünelin bir ucu Ardahan Ovası'nda diğer ucu şavşatın Yavuzköy mahallesinde olacak. Yani kışın Tünelin bir ucunda kar boran, diğer ucunda bahar bahçe. Yani Şavşat'ın Ardahan'a bağlanmaması için hiç bir sebep kalmayacak. Zira tünelinin bir ucunda Ardahan, diğer ucunda Şavşat olacak. Ardahan'da görev yapan şavşatlı memur Akşamları baba Ocağına geri dönebilecek. Daha da neler olacak neler? Ardahan bütün ticaret yollarının kesiştiği güzergah haline gelirken, yerli sanayimiz hayvancılığın da sağladığı avantajla ekonomisi perçinleşecektir. İran, Azerbeycan, Irak, Ermenistan ve Gürcistan a giden bütün yolar Ardahan'da geçecek. Birde bu ülkelerin ardını hesaba katarsak, yani Çin, Hindistan, Rusya gibi dev ülkelerlere de ticaret sağlamış olacaktır. Bakü- Tiflis- Kars tren yolunun da hayata geçmesi gelişmişliğin önünde ki bütün engelleri kaldıracaktır. Bununla beraber Ardahan'ın makus kaderi Ilgar ve Sahara tünelleriyle değişecek olması, yaklaşık bir asırdır kurulan cumhuriyet hükümetlerinin hiç birinde neden bu projenin hayata geçirilmediği sorusunu getiriyor akılara. Ve aynı zamanda bu ak parti neden her seferinde bu kadar oy alıyor? Sorusu da geliyor akılara. Aslında sorulan her sorunu cevabı ortada iken bu tür soruların sorulmasıda manidardır. Ve nihayetinde tüneller ve tren yoları Ardahan'ın ve Kars'ın çehresini değiştirirken, Rus Çarı deli Petro'nun "benim heykelimi bu üç Şehirde birine dikin "demesinde de Ardahan- Kars hakkında ne kadar haklı olduğu yıllar sonra bu günlerde daha iyi anlıyoruz. Zira Rus Çarı, St petesburg, Bakü ve Kars'ı işaret etmişti. Evet bütün bu gelişmeler Işığında başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, emeği geçenlerin heykeli bir gün Ardahan ve Kars şehir merkezlerine dikileceğine hiç kuşkum yok. Ancak bu hizmetler engelenipte, projeler hayata geçmese bu coğrafyaya çok yazık olacaktır. Ardahan'a deniz gelmez diye düşünürsek, hiç bir zaman denizin yüzünü bile göremeyiz. Tünellerle denize komşu olacağımızı hiç bir zaman unutmamalıyız. Bu meselenin aynı zamanda da bir memleket meselesi olduğuna da hiç bir zaman unutmamız gerekir. Sizi bilmem ama Başbakanın konuşmasında en çok beni heyecanlandıran Sahara Tüneli müjdesiydi. Mehmet Avşar

Haber Arşivi


Kura'nın Arkasında Bir Tas Suda Siz Dökün








Kura Ardahan’ın damarlarındaki kandır o kanın başka yere nakli demek, Ardahan’ı ölüme terk etmek demektir.
Ardahan milletvekili Orhan Atalay’ın çok güzel bir sözü var’’ Ardahan  ile kura etle tırnak gibidir birsi olmasa diğerinin varlığından söz edilemez.’’ İkisi bir birini tamamlıyor. Bir biriyle bu kadar özdeşmiş iki varlıktan birsini yok ederseniz diğerini  de yok edersiniz.
Şimdilerde kuranın Karadeniz’e akıtılması gündemde hata mahkemeyi yapımcı şirket kazanmış bile Bülbül anın altında tünellerle kura Karadeniz’e bağlanacakmış. Eğer bu gerçekleşirse Ardahan için, insanlık için felaket olur bin bir çiçeğin ve böceğin beslendiği kuranın yönünü değiştirmek demek hayatının akışının yönünü değiştirmek demektir. Buda insanlığa ve Ardahan’a büyük haksızlık demektir.
Ardahan’ın medyası ve sivil toplum örgütleri bu konuda oldukça duyarsız bu da olayın vahametini daha da ortaya koymaktadır.  Önümüzde sahipsiz bir memleket duruyor. Kaliteli  insanın göç ettiği ve geride kalanlarında çaresizlikten dolayı göç etmediği garip bir memleket duruyor.
Yıllarca bilinçli bir şekilde geri bırakılmış, boynunda bir altın gerdanlık gibi kurayı boynunda taşıyan Ardahan yine Orhan Atalay’ın dediği gibi kura ne türkülerimize, ne de manilerimize işlenmemiştir. Büyük düşünür Atalay kuranın algıda olmayışını yadırgaması ve büyük fotoğrafı defalarca dile getirmesi Atalay’ın bu konu dada nasıl yalnız bırakıldığını bize göstermektedir.
Değerli Ardahanlılar kura bizim bunu kimsenin ellimizde almasına razı olmamız lazım. Hakkımızı sonuna kadar hukuki yollarla aramamız gerekli kılınmıştır. Suyun  yönü değiştirmek demek bana göre tabiata yaşayan bütün canlılara yapılmış bir haksızlıktır.
Umarım yetkililer bir an evvel bu yapılmakta olan yanlışlıktan dönerler. Yoksa yanlışlık sadece bu günümüze değil yarınımızda yapılanmaktadır. Doğmamış canlıların kurada hakkı olduğunu kimsenin unutmaması lazım. Bu büyük doğa felaketinin önüne geçmek sadece Ardahanlılarında görevi ve ödevi değil bütün insanlığın görevi ve sorumluluğundadır.
Sesiz sedasız kuranın yönünü çevirmeye çalışanlar bu vebalde kurtulamazlar. Lakin kurada yemyeşil bereketli Ardahan ovasının hakkı vardır. Bu topraklarda milyonlarca canlı kurayla can buluyor. Allah’ın çizmiş olduğu desenlerle oynamak bana göre çok büyük bir yanlışlığa ve doğal bir felakete yol açacaktır. Ozon daha da delilenecek, hastalıkların önüne kimse geçemeyecektir. Bunu görmek için biraz akıl biraz izan yeterlidir. Bu durum ‘ Kaş yapalım derken göz çıkarmaya’ benziyor. Bilmem siz ne diyorsunuz. Kura akıp giderken, hiç bir şey yapamıyorsanız bari arkasında bir tas suda siz dökün, dökün ki tarafınız belli olsun. Herkese hayırlı ramazanlar..
DOĞU GÜNEŞİ GAZETESİ ARDAHAN'DA GÜNLÜK YAYIN YAPAN MÜSTAKİL VE SİYASİ BİR GAZETEDİR. İLETİŞİM; SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ MEMET AVŞAR; 05414757500