Ardahanlıların ‘çağdaş Selahattin’i Eyyubi’ diye nitelendirdikleri, Orhan Atalay, Balkanlardan, Somali’ye, Türkiye’den Filistin’e kadar yer alan İslam coğrafyasının büyük düşünür ve alimi olarak kabul görüyor.
Ancak Atalayın, kimsenin bilmediği bir yönü daha var. Mesela o memleketi Ardahan’da baba ocağında tıraktörle, tarla kaldırıyor, ellinde tırpan çayır biçiyor. Her kes onu bir bilim adamı, bir akademisiyen, bir Milletvekili olarak biliyor ama o, aynı zamanda bir reşber. Yani binlerce Ardahan köylüsünden biri.
Dolayısıyla Ardahanlılarda böyle bir değere sahip oldukları için kendilerini şanslı görüyorlar. Halkın bu konuda en önemli beklentisi ise Atalay’ı mecliste bakan olarak görmek.
Ardahan kamuoyundaki en yaygın görüş, iki vekilinde Ardahan’da olması yönde. Zira Atalay’ın zalimlere karşı, mazlumların yanındaki samimi ve sağlam duruşu insanlarımızı heyecanlandırmış ve bir o kadarda ümitlendirdiğine şahit oluyoruz.
Ancak Ak Parti ve Atalay düşmanları bu büyük başarını ezberleri bozduğunun farkına vararak, İl Başkanı Yusuf Demircinin dışında Ak parti il ve ilçe örgütlerinde ak parti seçmeniyle taban tabana zıt isimlerin sızmasını sağladılar. Bu gelişme kulislerde özelikle bir Ak partiyi Ardahan’da silme projesi olarak değerlendiriliyor.
Özelikle ırkçı yönleriyle nam sağlanmış bu militan kılıflı kişilerin özenle seçilip Ak parti il örgütünde önemli görevlere bir şekilde yerleştirilmesi, hem Ak parti örgütünde, hem de seçmeninde büyük bir rahatsızlığa yol açtığına şahit oluyoruz.
Ardahan’ın küçük bir il olması münasebetiyle bu kişilerin aile fertlerinin bir yerel gazetede bağımsız aday Saffet Kayanın yanında yer aldıklarını belgelendirilmesi de bu konudaki gözlemlerimizden ve analizlerimizden ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koymaktadır.
Bu oyunun kurbanlarından olan Atalay, Baydar ve Demircinin seçime az bir zaman kalması nedeniyle elleri ayakları bağlı birer kurban konumunda oluşları merak konusu haline geldi.
AK Partili seçmen ve diğer teşkilat üyeleri bu büyük tehlikenin Berta rafı konusunda bütün ümitlerini başbakan Ahmet Davutoğlunun ziyaretine bağlamış durumdalar. Zira bu saatten sonra ancak başbakan gibi güçlü bir irade işin içine müdahil olursa selamete ulaşılabilir diye görüşler dile getiriliyor.