Beşiktaş Köyü’nde Heykel Değil, Hizmet Beklentisi
Mehmet Avşar/ Gazeteci- yazar
Ardahan’ın Hoçvan bölgesine bağlı Beşiktaş köyünde dün gerçekleştirilen bir açılış, aslında yalnızca bir heykelin açılışından ibaret değildi. O açılış, köy halkının yıllardır biriktirdiği hizmet beklentileri ile yapılan yatırım arasındaki farkı da gözler önüne serdi.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı’nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, köye yaptırılan kartal heykeli törenle hizmete sunuldu. Elbette bir spor kulübünün simgesini taşıyan böyle bir çalışmanın taraftarlar açısından manevi bir anlamı olabilir. Ancak meseleye köy halkının penceresinden baktığımızda, karşımıza farklı bir tablo çıkıyor.
Çünkü Ardahan’ın zorlu coğrafyasında yaşayan insanların beklentileri çok daha temel ve hayati.
Köylünün beklentisi bir heykelden önce su…
Bir çeşme olsa, yazın susayan insan su içse.
Bir sulama göleti ya da küçük bir baraj yapılsa, hayvanlar susuz kalmasa.
Köyün ortak bir ihtiyacı giderilse, yıllardır çözülemeyen bir sorun ortadan kaldırılsa…
İşte o zaman yapılan hizmetin karşılığı çok daha büyük olurdu.
“Keşke bir çeşme yapılsaydı”
Köy insanının verdiği mesaj aslında oldukça açık:
“Keşke bir çeşme yapılsaydı da insanlar su içseydi. Keşke hayvanların yararlanabileceği bir gölet yapılsaydı. Keşke köyün eksiklerinden biri giderilseydi de biz de gönülden alkışlasaydık.”
Bu sözler, bir heykele karşı çıkmaktan çok daha fazlasını anlatıyor.
Bu sözlerin arkasında, kırsalda yaşayan insanların önceliklerinin ne olduğunu anlatan güçlü bir toplumsal mesaj var.
İnsanlar artık yalnızca sembolik yatırımlar değil, hayatlarını kolaylaştıracak kalıcı hizmetler görmek istiyor.
Bir heykel elbette estetik veya sembolik değer taşıyabilir. Ancak köyün temel ihtiyaçları dururken yapılan bir yatırımın, toplumda beklenen heyecanı oluşturmaması da anlaşılabilir bir durumdur.
Asıl mesele reklam değil, kalıcı eser
Serdal Adalı ve beraberindeki heyetin Beşiktaş köyüne gelmesi, kuşkusuz önemli bir buluşmadır. Beşiktaş Kulübü gibi milyonlarca taraftarı bulunan büyük bir spor camiasının Anadolu’nun bir köyüne kadar uzanması, doğru değerlendirildiğinde çok daha anlamlı projelere kapı aralayabilir.
Fakat mesele yalnızca gelip bir açılış yapmak değil.
Mesele, geride ne bıraktığınızdır.
Yıllar sonra köy halkı o günü hatırladığında “Buraya bir heykel yapılmıştı” demek yerine;
“Buraya çeşme yapıldı, yıllardır su sorunumuz çözüldü.”
“Buraya gölet yapıldı, hayvanlarımız susuz kalmadı.”
“Çocuklarımız için bir sosyal alan oluşturuldu.”
diyebiliyorsa, işte o zaman yapılan hizmet gerçek anlamda toplumsal karşılığını bulmuş demektir.
Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışan da budur
Beşiktaş büyük bir camia.
Serdal Adalı da bu büyük camianın başkanı.
Böylesine güçlü bir marka, Anadolu’nun bir köyüne dokunduğunda ortaya çıkacak eser de yalnızca sembolik değil, kalıcı ve örnek bir sosyal sorumluluk projesi olabilir.
Bugün Beşiktaş köyünde küçük bir kartal heykeli var.
Keşke onun yanında bir de köyün su sorununu çözen bir çeşme olsaydı.
Keşke hayvanların su içebileceği bir gölet olsaydı.
Keşke çocukların kullanabileceği bir spor alanı olsaydı.
Keşke köyün tamamının yıllarca hatırlayacağı bir eser bırakılsaydı.
İşte o zaman açılış töreninde yalnızca alkış değil, gönülden gelen bir teşekkür de olurdu.
Çünkü Anadolu insanı yapılan hizmetin kıymetini bilir.
Ama Anadolu insanı artık gösterişten çok eseri, reklamdan çok hizmeti, sembolden çok kalıcı faydayı görmek istiyor.
Beşiktaş köyündeki kartal heykeli belki bir sembol olarak kalacak.
Ama asıl soru şu:
Bu köyün insanının hayatında ne değişti?
Cevabı verecek olan da heykelin kendisi değil, zaman olacaktır.