HOÇVAN VE POSOF’TA KEÇE TÖKME GELENEĞİ
Bir Kültür, Bir Emek, Bir Şenlik…
Hazırlayan: Mehmet Avşar / Fotoğraflar: Arşiv – Özel
Kars-Ardahan Platosunda Asırlık Bir Gelenek
Doğu Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş geleneklerinden biri olan keçe tökme, Ardahan’ın Posof ilçesinde ve Hoçvan bölgesinde hâlâ hafızalarda taze. Eskide her yıl kış öncesi hazırlıklarla birlikte başlayan bu süreç, yalnızca yün işlemeciliği değil; aynı zamanda dayanışma, neşe ve toplumsal hafızanın yeniden canlandırılması anlamına geliyor.
Yün, Halaç, Keçe ve Bir Köyün Hafızası
Köylüler yayladan dönen koyun sürülerini kırkar, yünleri çayda yıkar, kurutur ve çuvallarda biriktirir. Keçe bastırmak isteyenlerin “epeyce yüngü”sü (yünü) olması gerekir. Kışla birlikte köylere halaç ustaları gelir. Bu ustalar, evlerde konuk edilir, ağırlanır. Sonra keçe hazırlığı başlar…
Bir bezin üstüne yayılan yünler, ustalıkla desenlenir, dürülür ve keçe artık “tepilmeye” hazır hâle gelir.
Keçe Tepme: Bir Emeğin Şenliğe Dönüşmesi
Bu aşamadan sonrası, köy gençlerinin sahnesidir. Delikanlılar iki gruba ayrılır. Tempolu ayak sesleriyle dürülen keçeyi sırayla birbirlerine yuvarlar, tekmeler. Bu sırada maniler söylenir, su şakaları yapılır, kışın soğuğunda eğlenceli bir dayanışma doğar. Gece geç saatlere kadar süren bu ritüel, bir emek şölenine dönüşür.
Zenginliğin ve Çeyizin Sembolü
Keçe, sadece bir örtü değil; aynı zamanda zenginliğin ve itibarlı çeyizin göstergesidir. Genişliği 4 metreyi, eni 1,5 metreyi bulan bu keçeler; evlerin başköşesine serilir, camilere açılır, kızların çeyiz sandıklarına girer. Kolay kolay yıkanmaz; silkelenerek temizlenir. Onlarca yıl dayanır.
Anadolu’da Eşi Benzeri Yok
Araştırmalar, Posof ve Hoçvan yöresindeki kadar kalın, büyük ve özenli keçelerin Anadolu’nun pek çok bölgesinde bulunmadığını gösteriyor. İsparta’dan İç Anadolu’ya pek çok yerde keçe yapılmakta; ancak bu büyüklükte ve ağırlıktaki keçelere nadiren rastlanıyor.
Bir Hafıza Çağrısı Olarak Keçe
Bugün pek az bilinen bu gelenek, aslında bir toplumun hafızası, emeği ve eğlencesiyle şekillenen zenginliğini yansıtıyor. Giderek kentleşen, hızla unutulan Anadolu’nun o derin ve görkemli kültürüne bir bakış niteliği taşıyor. Hoçvan ve Posof’tan yükselen bu ayak sesleri, bir halkın geçmişine seslenişidir: Unutma, burada bir zamanlar keçe dökülürdü…