Vasiyet
Özgür bir ülkede doğmadım, Karakollarda açtım gözlerimi,
Ama özgür bir ülkede öleceğim, rüzgarla süzülecek nefeslerim.
Beni Ardahan’ın Döşeli köyü mezarlığına gömün,
Başucunda Sıxırpet yaylasına uzanan patika fısıldasın,
Alt başında uluslararası çift şeritli yol uğultusuyla geçsin,
Toprakla bir olduğumda, sessizce dinleneyim o ikisi arasında.
Belki topraktan bir çiçeğin gövdesine yürürüm,
Köklerden süzülüp taç yapraklarda yeniden doğarım.
Rüzgar alır tozlarımı, savurur bir tırın dorsesine,
Gümrüğü geçer kamyon, sınırlar ardımda silinir gider.
Krasnodar’a ulaşır yol, ufukta bir başka gökyüzü belirir,
Viktoriya Pliprnko’nun köyünden geçer belki izlerim.
Viki, belki hâlâ yaşıyordur,
Eski bir şarkıyı mırıldanıyordur taş avluda,
Yıllar öncesinden kalma bir ezgi.
Dorseden dökülürüm avucuna, toz tanesi gibi hafif,
Bir an durur, hisseder mi beni?
Sanki yıllar öncesinden gelen bir selam,
Ben, toprağın ve rüzgarın misafiri,
Onun ellerinde son bulur yolculuğum.
Mavi Ark ( Mehmet Avşar)