Sitedeki Yeriniz : Ana Sayfa » MEHMET AVŞAR/ YUSUFÇUKLAR KARTOPU OYNASINLAR DİYE

MEHMET AVŞAR/ YUSUFÇUKLAR KARTOPU OYNASINLAR DİYE



YUSUFCUKLAR KARTOPU OYNASINLAR  DİYE !
Yusufçukların kar topu oynamalarına engel olmasın diye yer yüzünde kaç hastalıklı beynin ve de nasır bağlamış yüreklerin tedavi edilmesi gerekiyor yada bu mümkünümü?..
Evet İstanbul Sefa Köyde Sinoplu Yusuf kar topu oynarken arkadaşlarıyla, atığı bir kar topu bir taksinin camına isabet eder. Taksiyi süren hasta ruhlu şahıs, başlar Yiğitliğini göstermeye  düşer Yusuf’un peşine, taksiyle kovalamaya başlar , korkup kaçan Yusuf cuk trafiğin yoğun olduğu ana yola fırlar ve  hızla gelen bir aracın altında feci bir şekilde can verir.
Yusuf can verirken amansız bir şekilde son kez dünyaya şöyle  bir bakmış; ‘’ Allah belanızı versin. Alın dünyada sizin olsun, parada, malda, şöhrette, asık suratınızla ve de nasırlaşmış yüreklerinizle kalın baş başa.. Bende çaldığınız ömrümün geri kalan kısmı da sizin olsun.’’ der gibi son kez gözlerini kapatır.
Anlaşılan o ki, galiba hiç çocuk olmamış bu gangster bozuntusu taksici, Yusuf’un annesinin feryat ettiği gibi acaba uyurken başını yastığa rahat koyabildi mi?
Şimdi siz değerli okurlarım şöyle bir eleştiriden bulunabilirsiniz, ‘’Sen Ardahan’da yaşıyorsun, çok uzakta yaşanmış bir olay hakkında nasıl olurda böyle bir tahlilden  bulunabiliyorsun ya da Yusuf’u da tanımıyorsundur,  taksiciyi de..’’ diye beni eleştirebilirsiniz.
Bende  size şöyle söyleyeyim,
Yusuf uda tanırım taa ki Yakup Peygamber daha doğmadan,
taksiciyi de tanırım daha tekerlek icat edilmeden.
Bendeki gizdedir düşüncelerin en kutsalı ve
beynimde çıktığı anda dolaşır bütün kainatı.
Kim Yusuf, kim Firavun ben bilirim.
Ve ben beni bildim bileli, Yusuflarda, Firavunlarda,
Hep aramızda..
Ve ben hep nöbetteyim, Yusufçukların başında,
Sırf  Yusufçuklar kar topu oynasın diye!

BİZİM İNSAN HAKLARIMIZ


Tarih boyunca, en çok kanın, gözyaşının, zulmün ve  de çilenin hüküm sürdüğü başka bir coğrafya yoktur benim bildiğim, Anadolu’nun ve de Kafkasya’nın arasında kalan bizim topraklarımız kadar..
En çok bu bölgede yaşandı acıların en büyüğü.. En çok savaş gören alanların başında gelir. Ulusal kurtuluş savaşımızın temelinin bu bölgede atılması hiç şüphesiz tesadüf değildir. Bunun önemini ancak büyük liderler görür. Gazi Mustafa Kemal gibi…İşte bu yüzden Erzurum ve Sivas kongreleri yapılmıştır.
En çok insan hakları ihlaleride yine bu bölgede yaşandığını görmekteyiz. Savaşlar sırasında yapılan katliamlar, öksüz bırakılan  çocuklar, tecavüze uğrayan kadınlar, yakılan, yıkılan yuvalar hepsi tarihin kara sayfalarında yerini almışlardır.
Dün 10 Aralık  Dünya İnsan hakları günü kutlandı, Ardahan halk eğitim merkezinde düzenlenen törende, ne yazık ki Sn. Vali Azizoğlu dışında, insan hakları bağlamında yapılan konuşmaların hiç biri beni tatmin etmedi. İnsan bu kadarda üstünde yaşadığı topraklara ilgisiz olabilirimi?
1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, "insan haklarının anayasası" olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. 1948'de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin birinci maddesine göre bütün insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşittir. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdır. Herkes için bu bir ilke olmalıdır. İlimizde kamu yönetiminin temel esası da bu ilkeden hareketle bürokratik kültürden vatandaş odaklı hizmet kültürüne geçilmesi ve insan haklarına mutlak saygı gösterilmesi olarak görülmektedir. Bu çerçevede Ardahan  ve ilçelerinde insan haklarının ihlali olan konular titizlikle irdelenmelidir.

Artık mutlu olma şansı bu coğrafyada yaşayan  halklara verilmelidir. Bu yorgun coğrafyanın çocuklarına barış ve kardeşlik içerisinde temel insan hak ve özgürlüklerinin hep bir arada yaşayabilecekleri alanlar oluşturulmalıdır. Yoksa da bu topraklar denizin ortasında bir gemi gibidir, bu gemi  yanarsa hepimiz yanarız. Bunun başkada bir yolu yoktur.

DOĞU GÜNEŞİ GAZETESİ ARDAHAN'DA GÜNLÜK YAYIN YAPAN MÜSTAKİL VE SİYASİ BİR GAZETEDİR. İLETİŞİM; SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ MEMET AVŞAR; 05414757500