Sitedeki Yeriniz : Ana Sayfa » Haberler » ARDAHAN'IN SOLAN RENKLERİ

ARDAHAN'IN SOLAN RENKLERİ

 Fotoğraf

Türkiye'de halk arasında Malakanlar Ardahanda ise Şimdiki neslin bilkmediği 60 yaş üzeri Ardahanlıların ise MELEGAN olarak bildiği bu topluluğun orijinal adı "Molokan"dır. Rusça süt anlamına gelen "moloko" sözcüğünden türetilmiş olan bu adlandırma bir ırka değil, bir Hıristiyan tarikatına karşılık gelmektedir (onların yaşadığı Ardahanın küçük sütlüce  köyünün ismi burada gelmektedir.)
Malakanlar ve Malakanizm hakkında görüşleri ve çalışmaları olan O.Türkdoğan; "Molokanizm, Hıristiyan ve Yahudi inanç sistemlerinin sentezi gibidir." dedikten sonra "Malakanları Hıristiyan veya Yahudi olarak kabul etmenin güçlüğü karşısındayız" demektedir. Malakanlar konusunda Pauline V.Young'un görüşüne göre de "Molokanlar veya (süt içenler) büyük ayrılıktan sonra Büyük perhiz(lent) süresince sütü kullanmakta ısrar eden Rus Ortodoks sınıfıdır" (Akt.O.Türkdoğan.agy).
Malakanların kimliği konusunda en doğru ve derli toplu bilgi ise Rus yazar İvan Semyonov'un "Kafkasya Malakanları ve Dukhoborları tarihi" adlı yapıtında yer almaktadır.
Yazar bize şu bilgileri verir:" Molokanlar...dinsel olarak Greko-Rus kilisesine bağlıdırlar. İçsel inançları itibariyle "Tanrı"nın tahta, taş veya diğer objelerle temsil edilerek ona ibadet edilmesini asla kabul etmemiş olmalarına rağmen tek otorite'nin fikir ve imajına iman etmişlerdir. Bir insanın ruhunda yaşayan güçlü ve kadir-i mutlak bir "tanrı "inancına ibadet ederler. İkon ve haç gibi el yapımı şeylerin "Tanrı olmadığı, onların ancak insanoğlunun abartısı" olduğu inancındadırlar. Bu nedenle de, haç, ikon gibi ibadet materyallerinin varlığı anlamsızıdır. Oluşumu süresince "Molakan doktrini" batı Protestanlığından etkilendi, ancak bu kiliseyi de sebep ve ruhban sınıflarından dolayı reddetti
Bu doktrin 17. yüzyılda köylüler arasında ve dahası orta sınıfın alt kesimleri ve tüccarlar arasında Tambov, Voronczh, Saratov, Penza'da ve Rusya'nın diğer merkezi eyaletlerinde çabucak yaygınlık kazandı
Bu "inananları önceleri "İkonoklast"lar olarak adlandırdılar. Daha sonraları bu anlayışın ayrı topluluklarının oluşmasından sonra Molokanlar olarak adlandırıldılar
Bu adın verilme nedeni ise bu topluluk veya "tarikat " Ortodoks kilisesinin oruçlarını kabul etmiyorlardı. Ortodoks öğretisine rağmen oruç zamanlarında da hayvansal gıdaları yedi, süt içtiler..." . Egemen Rus otokrasisi ve Ortodoks kilisesi bu farklı insanlardan hoşlanmadı. Bu topluluk üzerinde her türlü baskı ve zulüm denendi. Rus İmparatorlarından I. Aleksander'in imparatorluk tacı giymesinden sonra Molokanlara yönelik "resmi" uygulamalar değişti.
22 temmuz 1805 de imparator tarafından yayınlanan bir manifestoyla diğer tarikatlardan Dukhoborların yanı sıra Molokanlara da hamiyet gösterildi. Onların dinsel inançlarını özgürce yaşamalarına izin verilmiş oldu.
I. Nikola zamanında durum ağırlaştı. Bu tarikatların üzerine gidildi, haksız uygulamalara, sürgün ve tutuklamalar tekrar başladı. Molokanların kendi geleneklerine uygun olarak hareket etmeleri, ibadet için bir araya gelmeleri hatta Ortodoks mezhebinden olanlar tarafından çalıştırılmaları, pasaport almaları,...nüfusa kayıtlı oldukları yerlerden ayrılmaları yasaklandı.
1830 da ise Molokanların güney eyaletlerine gitmeleri ve orada yaşamaları da özel bir buyrukla yasaklandı. Sadece transkafkasyaya yerleşmelerine izin verildi. Bu tarihten sonra Molokanlar ve Ukraynalı Dukhoborlar ın Rus Ortodoks "karası"ndan legal ayrılmaları başlamış oldu.
Türkiye ve İran'la hudut olan Tiflis, Erivan, Gence, Şamahı eyaletlerinin topraklarına Molokan ve Dukhobor'ların yerleşimleri Kafkasya'daki kral naibinin kararıyla gerçekleşti.
Rus tarikatçıların Transkafkasyada sivil yerleşim birimlerinin oluşturulması 1840 ların başlarında ortaya çıktı."
Özellikle Rus ordularının ilerleme yollarının üzerindeki noktalarda Rus yerleşim birimleri oluşturma politikasının bir gereği olarak, Trans Kafkasya yöresine özellikle Rus ordularının ulaşımında kolaylıklar sağlayabilmesi açısından ulaşım yolları üzerinde, Gürcistan'daki Ahıska bölgesinde 8 yeni yerleşim birimi kurulmasının yanında, Ermenistan'ın kuzeybatısında Kars ve Erzurum yörelerinde yerleştirmeler oluşturulduğunu kaydeden yazar devamla;
"2. Aleksandr'ın yayınladığı bildiriler buralarda yerleşenlerin inançları ve ekonomik yönden gelişmelerine ve girişimde bulunmalarına yardım eden bir unsur oldu. Bu elverişli ortam nedeniyle kısa sürelerde bu yörelerde çiftlikler oluşturuldu. Toplulukların yaşam düzeyleri gözle görülür bir ölçüde gelişme gösterdi.
Bu balayı 19. yüzyılın sonunda gündeme gelen zorunlu askerlik uygulamasına kadar sürdü. Malakanlar askerliği insanların zalimliği olarak tanımlayıp askerlik yapmayı reddettiler. Bu yeniden Malakan halkının acı ve sıkıntı çekmesi demekti. Yeniden kaçış başlamıştı. O dönemde Amerikan toprakları onlar için özgürce yaşanabilecek topraklardı. Bu Malakanların Kafkas-ardından Amerika, Kanada hatta Avustralya'ya göçüne yol açtı. Bir kısım Ailenin de yüz yıl başlarında Kars ve Doğu Rostov eyaletinin Salskii steplerine göçü bu dönemde gerçekleşmiştir. Bunun nedeniyse toprak azlığıydı. Çünkü Molakan aileleri 12-15 kişilik nüfuslara ulaşmaya başlamıştı" demektedir . (I.SEMYONOV.agy)
Burada yine Kars yöresinde yaşamış olan Dukhoborlara da değinmeden geçmeyelim. Aslında, Malakanlarla Dukhoborların tarikatları arasında fazla bir fark yoktur. Bunlar Malakan tarikatının alt gurubu olarak adlandırılabilir ve daha kapalıdırlar. Kendilerini ruh güreşçileri olarak tanımlayan Ukraynalı don kazaklarından oluşan bu mezhep de kilise ve çarın hışmına uğramışlardır. Onların dünya görüşleri yaşam tarzları da Malakanlar gibidir, şiddete karşı çıkan, ikonlara tapınmayı, ibadet etmeyi ve ruhban sınıfı kabul etmeyen, insanca yaşamadan yana, komünal bir yaşamı savunan bir tarikattır. 1895 de çar ve onun askeri servisleri tarafından büyük baskılar uygulanmıştır
Dukhoborların Sibirya'ya sürgüne gönderilen liderleri Peter V. Verigin ile onların sempatizanı ve destekçisi yazar Leo Tolstoy, özgürlük ve insan haklarının yaygınlaşması için önemli mücadeleler vermişlerdir
Kars  Ardahan ve çevresinde yaşayan Malakan halkının bu bölgeden tasfiyesi iki büyük göçle olmuştur. Bunlardan ilki 1921 göçüdür ki aşağıda görüleceği üzere, bu göçten çok, deyim yerindeyse kaçırtmadır; diğeri de 1962 göçüdür.
Rusya'ya savaş tazminatı olarak verilen Kars, Ardahan Rusya tarafından imparatorluğun bir parçası kabul edilmiş , 1878 den 1917 ye değin geçen sürede tarihi Kars kentinin hemen yanında, bu günkü garnizon-şehir Kars inşa edilmiş ;bu yöreye özellikle bu kenti çevreyle bağlayan yollar üzerine, Khalkhol, Doukhobor ve Malakan halklarının yerleşmesi sağlanmıştır
Ne var ki 1917 Ekim devrimi ile birlikte Rusya'daki Bolşevik yönetim bu yöredeki varlığını daha fazla sürdürmek istememiştir. Yine de gerek Ekim devriminden önce, gerekse sonra Malakanlar içerisinde Bolşevik akım önemli ölçüde yandaş bulmuştur. Bu durum, yeni Türk kurucu iktidarının hoşuna gitmemiştir. Rus askeri varlığının bitmesine karşın yörede yerleşik olarak bulunan Malakanların siyasal eğilimlerinin savaş karşıtı, eşitlikçi, Bolşeviklerden yana olması; Sovyet Rus elçisinin Malakan Rus halkına sahip çıkarak onlarla sıkı ilişkiler kurması ve bu halkın gerek Sovyet Rusya, gerekse Türkiye Komünist Partisi'ne yakın ilgi göstermesi, dahası bu ilgisinin giderek somut desteğe dönüşerek, Bolşevizm ve Sovyet yanlısı gösterilere dönüşmesi, genç Türkiye hükümetini ve askeri şefleri rahatsız etmiş; ciddi bir biçimde bu konu üzerinde kafa yormaya sevk etmiştir.




17:57, 04.10.2013


Haber Yorumları

DOĞU GÜNEŞİ GAZETESİ ARDAHAN'DA GÜNLÜK YAYIN YAPAN MÜSTAKİL VE SİYASİ BİR GAZETEDİR. İLETİŞİM; SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ MEMET AVŞAR; 05414757500